Gerçek dost karanlıkta fark edebilendir

Geçtiğimiz pazartesi günü İstanbul Valisi Sayın Ali Yerlikaya Millî Gazete’yi ziyaret etti.  Bu vesile ile bendeniz de Sefaköy’ün yolunu tuttum. Her zaman olduğu gibi hemen ilk selam yeri diyeceğimiz kapıdan sol tarafta Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Adnan Öksüz’ün odasına daldım. Adnan Bey’in bendeki karşılığı usta bir yazar olmanın ötesinde güler yüzlü ve mümin neşvesine sahip… Continue reading Gerçek dost karanlıkta fark edebilendir

Ah Keşke!

Hüseyin Akın Çok ihtiyacımız var. Selamlaşmaya, birbirimizin gözlerinin içine bakarak tatlı bir tebessüme. Ekmek gibi su gibi muhtacız birinin gelip elini omzumuza koyarak, “Nasılsın?” demesine. İyi olmasak bile, “Çok şükür” diye karşılık vermeye o kadar açız ki. Biri gelse otursa yanımıza çay içer misin diye sorsa ve bunun bir soru değil teklif olduğunu hemen anlayarak,… Continue reading Ah Keşke!

Dünyayı gezmeden dünyadan göçüp gitmek

Hüseyin Akın Dünyaya gelmemiş olanları bir günlüğüne ziyaret etmeleri için bilinç yaşında dünyaya getirmek ve gezdirmek mümkün olsaydı acaba ne derlerdi ve nasıl davranırlardı? Uçuk bir örnek verdiğimin farkındayım. Farkında olmak beni yolumdan döndürecek değil elbette. Tahminen şöyle şöyle söylerlerdi: “Çok garip bir yer; bir o kadar da güzel!”, “Keşke biraz vaktimiz olsa da gezsek”,… Continue reading Dünyayı gezmeden dünyadan göçüp gitmek

Şair hikâyesi olan insandır

Hüseyin Akın İnsanın yaşadığı çevre şiir yazmaya müsait yaratılmıştır. Eksiktir, fanidir ve doyumsuzdur evren. Bu yönleriyle dünya şiir yazmak için en münasip yerdir. Her şey iyi ve her şey kötü olmuş olsaydı insanın şiir macerasını gerektirecek bir durum da olmayacaktı. Allah-u âlem cennette ve cehennemde de şiiri besleyen bir kaynak yoktur. Çünkü cennette kaos yoktur,… Continue reading Şair hikâyesi olan insandır