FOTOĞRAF

Sizi bilmem, çünkü siz ölmüştünüz fotoğraftaYasını tutar gibi bir kasketi tutmuştunuzYüzünde bir sürü insan, babanız mıydı neydiUzanmış şiltesine sanki şimdi o taraftaMutluluğa giderken tam gülmeyi unutmuştunuz. Mutluluktu o, gelir ara sıra bizde kalırdıOnun bize gediği yerden kalkardı tirenlerTirenler ki hep boş gider günler gibi kısalırdıTutardı beni annem sımsıkı yüreğimdenHep inişe geçerdi göğsümde merdivenler Kış gelmiş… Continue reading FOTOĞRAF

BIÇAK PARASI

Bir gül müyüm kızaran karakolun önündeSıra bana geldikçe canım yanıyor doktorAcil servis mi yoksa bu ölüm meleğineBir bıçağın sırtından kayıp da düşer gibiDoğmuyor perdede gün, sıra savıyor doktor Önyüzünde hayatın ömrüm kabartma kuştuİlk önce rengi uçtu varmadan kanadınaBen ona söylemiştim buralar tekin değilBabam da işte böyle göğsünden vurulmuştuBilmediğim yerlere yağmur yağıyor doktor Anlamadığım bir şey… Continue reading BIÇAK PARASI

HİJYEN TEYZE

Sıraselviler’de dar topuklu Hijyen teyzeBakışlarında dağ gibi çamaşırTam ütüsüz yerinden geriye sarmak içinDünden kalma eski bir Çarşamba’yıHabire uğraşır Hava kararır kararmazSüpürür onun o tek çocuklu yüzüBütün güvercinleri cami önlerindenKöşede bir Çingene gülüşü kalır, bitkinBıçaklanmış her yerinden O bildik dilde rüzgârKapar kapamaz sokağın kapısınıÖrtbas eder geceyi bir öksürükleGün olduğu yere yığılır kalırRüyalar aşırı, dağlar aşırıGözkapağındaki yükle… Continue reading HİJYEN TEYZE

KEDİ GÖLÜ

Canım sıkılıyor, ayağımın altında onlarca kediBoğulmuş gibi, hoşça kal köprüsü bitevi akıyorBen göl dersem, siz yeşil gözlü bir çayır anlayın artıkBir çayır ki, uzanıp duruyor ellerimize, helali hoş olsunNe kadar kedisi varsa hepsi birden bakıyor… Sanki boynunu uzatıyor gece okşadıkça tüyleriniNeye elimi atsam, ağırlığınca yıldız, ağırlığınca gökGörür görmez önce geceden geçiyorum telaşla, sonra hecedenÇocukluğum gözlerime… Continue reading KEDİ GÖLÜ

BEYAZ HABER

Bu sabah erkenden bir beyaz haberKapımızı çaldıEvimiz öyle sıcakBabamın gülüşü penceredeDondu kaldı… Uzak kuşlar göçtü şarkılardanSessizlik yoksul ve yabancıGerip çadırını gökyüzüÖrttü bir beyaz şallaBiriken utancı… Matem desem değilÜstünde ne çok beyaz varŞölen desemBir evde mutlulukBir evde yas var… Sordum anneme:Benim neyim olur kar?Böyle kaç gecedir penceremi tıklarÇırpınan bir yürektir dedi annemEllerine alsın diye çocuklar. Hüseyin… Continue reading BEYAZ HABER

EY ANAMIZ OLAN KADIN BİZİ BİZE UYUŞTUR

Bizi bize uyuştur ey anamız olan kadınAkşama ve ölüme ömrün kadar yol olsunYorgun düştük, yine ser geceyi önümüzeKahır yüklü ölümcül aşklardan koru biziÖlmediyse sevgili pembe gül topluyordurÖlmediyse vefasız mutlaka uyumuşturSöyle bize, kaçacak kaç yanımız var aşktanEy anamız olan kadın, bizi bize uyuştur… Çok zamandır geceye kattım türkülerimiBu kaçıncı yüzümdür art arda soyunduğumZamane kızlarına, apartmanlara karşıHani… Continue reading EY ANAMIZ OLAN KADIN BİZİ BİZE UYUŞTUR

Kültür ve eğitim konusunda gerçekten samimi miyiz?

İki konuda milletçe mustaribiz; biri eğitim diğeri kültür. Bu iki konu mevcut sorunlar hiyerarşisinde hep ilk başlarda olagelmiştir. Meseleyi dolandırmaya gerek yok; eğitemiyoruz ve kültür aktarımında bulunamıyoruz. Eğitememe sorununu iki sebebe bağlayabiliriz; birinci sebep: Zihinleri işgal eden ağırlıkları bertaraf ettikten sonra yerine yerleştireceğimiz şeyin ne olduğunu bilemememiz; ikinci ise zihinleri inşa edecek malzemeyi bulduğumuz halde… Continue reading Kültür ve eğitim konusunda gerçekten samimi miyiz?

Rüzgârla iyi geçinmek

İstanbul, Türkiye sosyolojisini çok büyük oranda kendi bünyesinde toplayan bir şehir. Bir Anadolu mozaiği sayabiliriz bu şehri. Bu anlamda Yahya Kemal’in hoşgörüsüne sığınarak “sade bir semtini yazmak bile bir ömre değer” denilebilir. Heyemola Yayınları şehir ve semt kitapları üzerine yayın yapan yayınevlerimizden biri. Oldukça titiz ve de faydalı kitaplar kazandırdı okuyucusuna. Üstelik her semti o… Continue reading Rüzgârla iyi geçinmek

Ah Keşke!

Hüseyin Akın Çok ihtiyacımız var. Selamlaşmaya, birbirimizin gözlerinin içine bakarak tatlı bir tebessüme. Ekmek gibi su gibi muhtacız birinin gelip elini omzumuza koyarak, “Nasılsın?” demesine. İyi olmasak bile, “Çok şükür” diye karşılık vermeye o kadar açız ki. Biri gelse otursa yanımıza çay içer misin diye sorsa ve bunun bir soru değil teklif olduğunu hemen anlayarak,… Continue reading Ah Keşke!