BIÇAK PARASI

Bir gül müyüm kızaran karakolun önünde
Sıra bana geldikçe canım yanıyor doktor
Acil servis mi yoksa bu ölüm meleğine
Bir bıçağın sırtından kayıp da düşer gibi
Doğmuyor perdede gün, sıra savıyor doktor


Önyüzünde hayatın ömrüm kabartma kuştu
İlk önce rengi uçtu varmadan kanadına
Ben ona söylemiştim buralar tekin değil
Babam da işte böyle göğsünden vurulmuştu
Bilmediğim yerlere yağmur yağıyor doktor


Anlamadığım bir şey varmış gibi uzaktan
Durup da dineliyor bakışı eski Türkçe
Aldır diyor düşünme varsa eğer bir kalbin
Yol gurbete varıyor birazcık düşündükçe
Bundan böyle ne yesem ona yarıyor doktor

Rendelenmiş hüzünler, bir yarım francala
Başucunda dünyanın bir yanı eksik deniz
Çekiliyor karaya ölümün almanyası
Herkesin arap resmi bir dünya hatırası
Kala kala geriye bir o kalıyor doktor

Genç olmasına genç bir çilingir ustası
Yoğun bakım odasında sanki yutmuş geceyi
Göstermiyor yaşını ne kadar söylesek de
Karıştırıp duruyor dil denen çekmeceyi
Bu oyun işte böyle düşen yanıyor doktor

Hüseyin Akın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s