Herkes Evine Dönsün

Önce evlerden başlamalı her neye başlanacaksa. Evi ıskaladığımızda tutunduğumuz her yer boşluktan ibaret olacaktır. Dışarısı diye bir şey varsa şayet; bu, evi merkez aldığımızda anlam kazanır. Dışarısını mesken edinenler evi hariçte bırakırlar. Akrabalık zayıfladı, komşuluk öldü, şimdi sıra ailede diyenler tehlikenin ayak seslerini işitmiş olanlardır. Madem öyle aileyi çökertmeye niyetli her şeye karşı mukavemet geliştirmemiz gerekmiyor mu? Başta evimizi içten yöneten kitle iletişim aygıtlarının hegemonyasına dur diyerek başlayalım. Sohbeti ikame edelim ev içinde. Ev bir kaçış kurtuluş yeri olmaktan çıkarılmalıdır. Aksine en büyük sığınağımızdır evler. Bedenimizin ikinci elbisesidir. Evler geceleme mekânlarına dönüştüğünden beri ruhunu da kaybetti. Evlerde insanlardan ziyade eşyalar oturuyor. Ömrünü tamamlayan eşyalar kapı önüne konuluyor. Ev anlamını kaybedince evlilik de kendine yeni anlamlar aramaya çıkıyor. Evlilik kurumu anlaşmalı tahammülsüzlük diyebileceğimiz alana doğru hızla sürükleniyor. Evlilik evden bağımsızlaşınca kendine başka mutluluk alanları arıyor çaresiz. Boşanmalar evlenmelerin önüne geçmiş bile. Evlenirken kurmaya çalıştığımız şeyi ev ya da yuva zannediyoruz; halbuki kurulan şey birbirine entegre eşyadan başkası değil. Ev dönüp dolaşıp sükûnet bulduğumuz yerdir. Oysa çoğu kişi için iki ucu bir araya gelmeyen bir ipi birbirine bağlayabilme mücadelesidir ev. Çocukların bitmeyen ihtiyaçları ve istekleri, eşlerin birbirine biteviye tekrarladıkları sitem ve kahırlar evi gittikçe yalnızlaştırmıştır. Aile bireylerinin müşterek sevinç ve coşkusu odalara sirayet edip evin bacasından bu sevinç ve mutluluğun dumanı tütmedikçe mukavemetten bahsetmemiz zordur. Aileyi tek başına hiçbir negatif düzenek, hiçbir anlaşma ve kanun yok edemez. Aile bireyleri aileyi gözden çıkarmadıktan sonra dışarıdan hangi müdahale ve telkin yapılırsa yapılsın beyhudedir. Bugünkü mesele aile kurumundaki sarsılma ve zayıflamayı kendimizden değil başkalarından bilme aymazlığıdır. Evini sağlam zemine yapan kişinin deprem ya da selden endişeye kapılmasına gerek yoktur. Okulda çocuğunuz değerler eğitiminde komşuluğun önemini, komşu ve akrabaya karşı görev ve sorumlulukları öğreniyor. Lakin mahallesinde komşuluk kalmamış. Komşunun kapısını açmamış ya da komşular tarafından kapısı açılmamış bir hanenin çocukları bu duyarlığı nasıl ve nerede yaşayabileceklerdir? Ebeveyn çaresiz çocuğunu doğar doğmaz elinden çıkarıp kurumların insafına emanet ediyor. Kreşler, anaokulları, ilkokul, ortaokul ve lise evden uzak geçirilen uzun eğitim süreçlerine bağlı mekânlardır. Eve çekilmek tefekkürdür. Ev durup düşünme yeridir. Ev asli mektep gerçek okuldur. Toplumun vicdanı ve ahlâkı evlerde şekillenir. Evlerin mihrabını yıkıp kubbesini imar etmek iş değil. Yeniden eve dönelim, evimizin içine, özüne ve ruhuna.

Hüseyin Akın – Milli Gazete

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s