Delik şemsiyenden ne haber?

Durmadan konuşuyor. “Bırak konuşsun” diyorum içimden. Sanki bana bir şey söylüyor gibi yapıp da kendine söylüyormuş gibi bir hali var. İkide bir kulağını kaşıyor. Kaşınan bir kulağı olduğunu hiç sanmıyorum. Kendine yönelen bir kulaktan mahrum olmanın acısını seslendiriyor bilakis. “Adam” diyor (kimse artık bu adam?) “hiç özüme dair bir şey sormuyor, durup durup senin delik bir şemsiyen vardı ne oldu?” diye sorup duruyor. Geçiştirmeye çalışıyorum, hemen başka bir münasebetsiz soruya geçiyor, “Yırttık çoraplarından her namaza duruşta parmakların sırıtırdı, ne günlerdi o günler; o çorapların duruyor mu hâlâ?” “Ne anlatıyorsun sen birader?” diye tam soracakken kendisi söyleyiveriyor: “Kırk beş yaşındayım ne bu adam ne de başkası bir Allah’ın günü geçinebiliyor musun asgari ücretle diye sormadı. Evlenmek istiyorsan yardımcı olalım diyeni görmedim. Borcun var mı diye çare bulmak isteyene hiç rastlamadım; varsa yoksa herkes evimin akan damı, yırtılan çorabım ve delik şemsiyemle uğraşıyor. Bana ne zaman sıra gelecek bilmiyorum.”

04.07.2019 Milli Gazete – Hüseyin Akın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s