Türkçenin Göklerinde Salınan Bir Şair

Hüseyin Akın

“Türkçenin Göklerinde” Âdem Yazıcı’nın üçüncü şiir kitabı. Bilenler bilir Yazıcı’nın daha önce Taş Beşik ve Minyatür Okuyucuları olmak üzere iki kitabı yayınlanmıştı. Âdem Yazıcı şiirde adımını yere sağlam basan şairlerden. Telaşsız ve de sabırlı. Şiir bu iki özelliği şairine karakter olarak bahşeder. Bazı şairler dünyanın faniliği ve hayatın geçiciliğini göz önünde bulundurarak acele ve bu aceleciliğe bağlı olarak savruk hareket ederler. Âdem Yazıcı kitabına “Türkçenin Göklerinde” ismini verirken bu olgun duruşu hesaba katmış olmalı. Zira şiirin bir dil meselesi olduğuna vurgu yapıyor bu başlıkla. Türkçe düşünmekle bir şair evinin yolunu bulabilir. Yerlilik bu topraklara dair bir kavram değil sadece, bu toprakların metafiziğine de işarettir. “Türkçenin Göklerinde” ifadesi Yahya Kemal’ce bir titizliği akla getiriyor: “Kendi Gök Kubbemiz” gibi. Yoksa bir şair ne diye “ege’de denizi köpürten bir konuşmadan uyandım” desin? Bu dizede Yunus’un süt dişleri var. Yerlilik yerli yerindeliktir, insan Âdem Yazıcı şiirlerini okurken buna iyiden iyiye inanıyor. Bir şairi bir dizenin miracına çıkaran da bu ruhtur: “mübarek türkçeyle konuşan topraklarda uyandım.”

Yaklaşık otuz altı şiir var “Türkçenin Göklerinde” kitabında. Şiirler arasında bir sütre yok. Yani ara başlıklarla bölümlere ayırmamış şiirlerini şair. Tek perdelik oyun gibi. Çoğu şiirler uzun soluklu, fakat ritmik ve de akışkan. Şair sadece bu mekâna ait değil, aynı zamanda içerisinde pek hoşnut olmasa da bu zamana ait. Yer yer geçtiği yerlere yaşadığı zamana dair işaret taşları dikmeyi de ihmal etmiyor: “ağır metal yorgunluğundan çatlıyor şehir”,  “bölünmüş yollardan geçerek geldik biz”, “kapalıçarşı’da kürkçü hanı’na doğru akan”, “şimdi modern zamanlardan söz edeceğim sana”, “bir devlet ekonomik krizden çıkar elbet bilirsin”, “yaşlı asansörlerle çıkarken üst katlarına yoksulluğun”, “çöp bidonlarını devirmiş çaresizlik”…

Daha onlarca mısra var böyle kendini yaşadığı bozuk zamana izafe eden. Önemli olan modern dünyanın bu fersude sözcüklerinden saadete açılan bir şiir çıkarabilmektir. İşte Âdem Yazıcı bunu başarıyor. Nasıl mı? Sevgili okur, lütfen onu sen okuyarak fark et. Türkçenin göklerinden salınarak bunu başarabilirsin. Siyasetten göz gözü göremediği bir ortamda bir şeylere yukardan ve de aşkın olandan bakabilmek az şey olmasa gerek. (Türkçenin Göklerinde-Âdem Yazıcı- Şule Yayınları)

Milli Gazete 18.06.2019

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s