Çocuksa Şayet, Haklıdır

Hüseyin Akın

Bilindiği üzere dünya 18 yaşın altındaki bireyleri çocuk kategorisinde değerlendiriyor. Resmi anlamda temyiz çağı dünyaya gelişten tam 18 yıl sonra başlıyor yani. Bu ölçütleri tartışacak değilim. Ne de olsa her insanın bir yanı çocuktur. Çocukların ise her yanı çocuk! Hani nasıl söylüyordu Üstat: “bir insanı çöz çöz çocuk olsun” İşte mesele tam da burada düğümleniyor; insanı çözmek öylesine zorlaştı ki, onun en alt katmanında yer alan çocuğa ulaşmak kolay değil. Probleme dönüşen insanın tarihine inişler yaparak çocukluğuna inmek çok zor. Psikologlar, pedagoglar, terapistler, psikiyatrlar ve daha kim bilir kimler ömrün bu zemin katına inmek için olmadık yöntemler deniyorlar. Dışımızdaki çocuğa henüz hakkıyla dokunulmuş olmasa da “içimizdeki çocuğu” şımartmayı sürdürüyoruz.

Çocuklar yaşadığımız dünyanın  zihinsel ve bedensel yönden en güçsüz ve en muhtaç kesimidir. Ya bir savaşın ortasındadırlar ya da açlığın kapısında öylece beklerler. Bu yüzden ‘çocuk’ hukukun öncelikli konusudur. Güçlü ile haklının dünya mücadelesi nedense hep haklı olanın aleyhine sonuçlanmaktadır. Ne de olsa güç ve kuvvet  adalet üzerine de ağırlıklarını sürmekte bir beis görmüyor. En haklımız ve aynı zamanda en güçsüzümüz çocuklar. Çocuk hakları ile ilgili dünya ölçeğinde, kâğıt üzerinde onlarca madde sıralanmış olabilir. Çok iddialı, çok müşfik, çok insancıl, çok evrensel kanunlar olabilir bu maddelerin her biri. Hiçbir itirazımız olamaz. Lakin çocuklar için hakkaniyet oluşturabilmek için öncelikle onlara haklarını teslim etmekle işe başlamalıyız. Nasıl mı? Onlardan aldıklarımızı onlara geri geri vererek tabi ki. Çocuklardan aldığımız en temel şey onların bütün zamanlar içerisinde “haklı” konumda bulunuşlarıdır. Hiçbir gerekçe onların yeryüzünde bulunuşları ve duruşları itibariyle dolaşımlarını veya dolaşımsızlıklarını haksızlıkla nitelendiremez. Çocuklar sürekli ve hep haklıdırlar.

Yetişkin hayatlarını daha konforlu kılmak, sözüm ona dış dünyayı bayındır hale getirebilmek için çocukların çağlarını ve iklimlerini gasp eden düzenek ve dizgelerin bir an önce kendilerini gözden geçirmeleri şarttır. Modern hayat koşulları, sanayileşme ve de vahşi kapitalizmin hiçbir değer tanımayan iştihası insanın ömür sürecinden adına “çocukluk” denen en hayati ve en hassas süreci koparıp almıştır. Çocukların ömür bahçeleri talan edilmiş, yerine çok katlı binalar, otoparklar, kârlı yatırımlar için uluslararası şirketler bina edilmiştir. Çocukluk herkesin üzerine sinmiş bir geçmiş zaman esintisidir artık. Gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık denilen süreçler çocukluğumuzdan çalınarak ömrümüze kondurulmuş kaçak yapılar gibi.

Yazının tamamını okumak isteyenler buradan ulaşabilirler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s